Bilim Merkezleri Fikri Nasıl Doğdu?
15.04.2019

Bilimsel çalışmaların halka sergilenmesi düşüncesi Francis Bacon 16. yy. da yaptığı çalışmalarla başlamıştır. Halkın bilim alanında yürütülen çalışmalara uzak kalmasını sağlamak düşüncesiyle araştırmalarını yaptığı evin bir bölümünü ziyarete açmıştır. Bilimin sergilenmesi ve halkın eğitimi yönündeki bu anlayış daha sonraki yıllarda gelişerek farklı aşamalardan geçmiş ve günümüz bilim merkezlerinin oluşumuna yol açmıştır. Bu tarihten sonra hız kazanmış olan bilim merkezlerinin gelişimi üç aşamada incelenmektedir;

- Endüstri Müzeleri

- Doğa Tarihi Müzeleri

- Uygulamalı Bilim Merkezleri

Endüstri müzeleri, ilk kez New York Endüstri Müzesinin kurulumu ile açılmıştır. Bu müzeler, eski ve kullanılmayan binaların yenilenmesi sonucunda endüstride kullanılan makinelerin sergilendiği mekanlar haline gelmiştir. Fabrikalarda kullanım dışı kalan veya eski makinalar bir müze anlayışı ile halka sergilenmeye başlanmıştır. Bu tip müzelerde ziyaretçiler sadece makinelere bakıp, kullanımları hakkında bilgi sahibi olmaları mümkün değildir.

Sonraki yıllarda bilimin sadece makinelerden ibaret olmadığı, doğa olaylarının da müzelerde sergilenmesi gerekliliği ortaya çıkınca doğa tarihi müzeleri adı altında daha kapsamlı müzeler oluşturulmuştur. Amerika' da ilk kurulan bilim müzesi 1799 yılında, Londra Bilim Müzesi 1857 yılında, Moskova Politeknik Müzesi 1872 yılında, Varşova Tekonoloji Müzesi ise 1875 yılında kurulmuştur. Bu müzeler diğer doğa ve tarih müzeleriyle benzer özellikler göstermekte ve ziyaretçilerin etkileşimini içermemektedirler. 1903 yılında Almanya' da Oskar von Miller tarafından kurulan teknoloji müzeleri, ziyaretçilerin bir işçi gibi çalışmasını sağlayarak bilim müzelerine yeni bir boyut kazandırmıştır (Danilov, 1976). Bu müzelerde farklı olarak ziyaretçilerin etkileşime girebilecekleri düzenekler hazırlanmıştır.

Bu düzeneklerin sayısının az olması ve ziyaretçilerin tek düğmeye basarak etkileşime girmeleri müzecilik anlayışının çok fazla değişmediğini göstermektedir. Amerika’da bulunan Boston Bilim Müzesi 1830 yılında kurulmuş ve bu müze bütün bilimleri bir çatı altında toplayan ilk müze olmuştur. Ziyaretçilerin kısıtlı da olsa etkileşime girebilecekleri deney düzenekleri barındırmaktadır. Son aşamada ise ziyaretçilerin daha fazla etkileşime girebilecekleri ve istedikleri gibi ürünlere dokunabilecekleri uygulamalı merkezler oluşturulmaya başlanmıştır.

1970’li yıllardan itibaren Amerika’daki Bilim Müzelerinin içerisinde uygulamalı bilim merkezleri oluşturulmuş, 1980’li yıllardan itibaren de ayrı olarak bilim merkezleri kurulmaya başlamıştır. Bu faaliyetleri sürdürülebilir kılmak için devlet desteği sağlanması bilim merkezlerinin kurulması ve yönetilmesi devlet politikası haline geldiğini göstermektedir. Bilim merkezleri son 20 yılda Bilim Müzeleri içerisinde “Bilim Merkezi Sergisi” (Launchpad) şeklinde yer bulmuştur. Devam eden yıllarda ise etkileşimli deney düzeneklerinin ziyaretçiler tarafından daha fazla dikkat çekmesi, bilim merkezlerinin müzelerden ayrılmasını sağlamıştır. Bu düzenlemeler ekonomik nedenlerden dolayı resmi kurumların desteği ile gerçekleştirilebilmiştir. Bu şekilde hazırlanan uygulamalı bilim merkezlerinde bilimin etkin ve eğlenceli bir şekilde öğrenilmesi ve halkın bilim ile ilgili yaşantılara sahip olmaları istenmektedir. Uygulamalı bilim merkezlerinin temelleri böylece endüstri müzeleri ve doğa tarihi müzeleri ile atılmış olmuştur.

e